logo

reklam

“Makam Odasını Kumrulara Terk Eden Bürokrat”


facebooktwittergoogle plus
A Servet ASLAN
servet04@gmail.com

 

Trafik kazasında hayatını kaybeden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Ahmet Halûk Dursun, Topkapı Sarayı Müdürlüğü yaptığı dönemde makam odasını, avizeye yuva yapan kumrulara terk etmişti.

Haluk Dursun yaşananları şöyle anlatmıştı:

Aslında bu olayı emekli olup, köşeme çekildikten sonra yazmayı düşünüyordum. Çünkü biliyordum ki, ben yine çenemi (kalemimi) tutamayarak zülf-ü yâre dokunacağım…

Ama o dönemde yaşananları anlattığım bir dostum çok ısrar etti, “bunu mutlaka yazman lazım” dedi. Ben de hikâyenin içinde hem bürokratik bir zihniyet hem de gerçek bir aşk hikâyesi bulunduğu için saray tarihine bir kayıt düşürmeye karar verdim…

Kimse ısrar etmesin isim vermeyeceğim.

Topkapı Sarayı’nda müdürlük yaptığım dönemde, makam odamda otururken bir kumrunun açık pencereden girerek avizenin etrafında uçtuğunu gördüm. Hiç kımıldamadan seyretmeye başladım.

Kumru sanki tavaf eder gibi odanın her tarafında dolaştı, avizenin üzerine kondu, bir süre oturdu. Sonra geldiği gibi uçup gitti. Biraz sonra yanında başka bir kumru ile tekrar geldi.

Bu sefer sanki bir ev (saray) sahibi edasıyla onu gezdirdi. Yeni geleni elinden, (kanadından) tutar gibi aldı ve avizenin içine oturttu. Bir süre koklaştılar. Sonra uçup gittiler.

Ertesi gün ikisi birlikte ağızlarında dal parçacıkları ile geri geldi ve avizenin içine bir yuva kurmaya başladılar. Yuva bir kaç gün içinde kuruldu.

Ben olup biteni hiç ses çıkarmadan izliyordum. Dişi kuş yumurtlama hazırlığı yapıyordu.

Galiba onlar da beni izliyordu ki, hiç tedirgin olmuş gibi görünmüyorlardı. Buna karşılık dışarıdan odaya başka birisi girince, hemen ürküp pencereden kaçıyorlardı. Baktım olmayacak, makam odamı onlara bırakıp hemen karşıda bulunan küçük bir odaya geçtim.

Bir gün televizyon çekimi için Topkapı Sarayı’na gelen gazeteci dostum rahmetli Savaş Ay, “hocam niye bu küçücük odada oturuyorsun” diye sordu.

“Ben hâlden anlarım, bir kumru arkadaşım sevgilisine, “ben seni saraylarda yaşatacağım” diye söz vermiş, insan yuva kurana yardımcı olmaz mı” dedim.

“Hocam ne olur göster şu yuvayı bana” dedi ve kapıdan odadaki yuvanın fotoğrafını çekti.

Ertesi gün beni Ankara’dan arayan arayana… “Derhal makam odası açılsın, kumruların yuvası dağıtılsın, saray bakımsızlıktan perişan olmuş görüntüsü verilmesin” dediler.

Meğer Savaş Ay haber yapmış bizim kumru hikâyesini…

Hemen aradım, “üstad sen ne yaptın” dedim.

“Hocam bu kadar güzel malzeme (haber) buldum, yazılmaz mı Allah aşkına” dedi.

“Gazetede sabah toplantısında anlattım, herkes ayağa kalktı ve seni alkışladı” diye ilave etti.

“Sadece gazete değil, Ankara da ayağa kalktı sayende” diye cevap verdim.

Şimdi ne yapacaktım? Çifte kumrulara kol kanat gerip onların saadetlerini korumaya mı çalışacaktım, yoksa odayı kullanıma açarak bir yuvanın dağıtılmasına mı neden olacaktım?

Bir şekilde, ya ben makamı, ya da o kumrular makam odamdaki yuvalarını kaybedeceklerdi.

Akşama kadar Bakanlıktan beni aramayan kalmadı…

“En azından yumurtadan yavru kuşlar çıksın, uçup gidene kadar bekleyelim” diye düşündüm.

“Ben yuvayı almam, siz beni görevden alın isterseniz” dedim.

Ertesi gün yuvaya bakmaya gittim ki ne göreyim, yuva yerinde duruyordu ama kumrular yoktu.

Yuva yerinde durmasa, “birisi kuşları ürküttü, kovaladı” diyecektim. Halbuki yuva yerli yerinde duruyordu. Kumrular sanki durumu hissetmiş ve sessizce çekip gitmişlerdi. Bir daha da hiç gelmediler.

Ben daha sonra Topkapı Sarayı’ndan Müsteşar ve Bakan Yardımcısı olarak Ankara’ya gittim.

“Kuşların yuvası dağıtılsın, makama sahip çıkılsın” diyenlerin ise hiçbirisi Bakanlıkta makamlarında kalamamıştı.

Muhakkak ki, biz de bir gün bu makamlardan uçup gideceğiz. Kuşlar ise hep sevmeye, uçmaya ve yuva kurmaya devam edecek.

Hocamızın Mekânı Cennet Olsun…

Serdar Tuncer

 

Share
1145 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Para ile üzeri örtülen kabahatler..

    23 Temmuz 2020 Dünya, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

      'Fakirin ettiği çabuk göze batarmış' diye bir söz vardır. Bu sözü açıp üzerine de bir kaç kelam etmek istiyorum... Efendim... Malumunuz, madde dünyası her adım ve her işlev bu pencerede değerlendiriliyor. Söz konusu madde olunca, edilen kabahatlerinde üzeri çabucak kapatılıyor... Dünyanın kuruluşu bir denge üzerine şekillenmiş ve evren kendi ekseninde eksiksiz görevini ifa ederken, İnsanlık tarihi ile beraber ise dengede bir aksamanın olduğunu görmekteyiz... Hz. Adem'in iki oğlu Habil ile Kabil'in, hadisesi ile birlikte ...
  • Tayyip Erdoğan’ın keşfettiği bir bakan!.. Murat KURUM…..

    25 Haziran 2020 Dünya, Ekonomi, Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Osman DİYADİN.diyadin@hotmail.com Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye sadece dev eserler kazandırmakla kalmadı, ülkenin yarınlarına da damgasını vuracak son derece liyakat sahibi, önemli, pırıl pırıl devlet adamlarını da ülkeye kazandırdı… Usta yazar Alev Alatlı, Türkiye'nin asgari 250 yıldır karşı karşıya kaldığı liyakat sorununun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile daha hızlı çözülmesinin mümkün olabileceğini belirterek şöyle demişti  "Liyakat sorununu çözebilirsek rahmetli Özal'ın kehaneti doğrulanır. 21. yüzyıl gerçekten de Türklerin ...
  • Eleşkirt, emin ellerde..

    10 Haziran 2020 Dünya, Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Eleşkirt tarihi ve coğrafi konumu itibariyle kadim ve şirin bir ilçemiz... Ağrı, Erzurum Kara yolu üzerinde, Ağrıya 34 km mesafede olan Eleşkirt, milli ve manevi değerlerin en üst seviyede tutulduğu bir yerleşim alanı.. 1687 yılında ilçe merkezi şuanki Toprakkale köyündeyken, yol güzergahı ve Eleşkirt ovasının cazibeliği nedeni ile 1925'te ilçe merkezi Zedikan'a taşında ve adı Eleşkirt oldu... Cumhuriyet in ilk yıllarında Beyazıt sancağına bağlıyken sancakların kaldırılması ve 1927 yılında Ağrı'nın vilayet merkezi olmasıyla Eleşkirt, A...
  • Ağrı’da istihdama yönelik projelerin mimarı Vali Elban’ı ayakta alkışlıyorum..

    10 Haziran 2020 Dünya, Ekonomi, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, VALİLİK

    Ağrı Türkiye'nin en doğusunda yer alan, kadim bir şehirdir... Ağrı hizmete olan susamışlığı ve istihdam konusundaki, yetersizliği ile sürekli göç veren bir ilimiz iken, Ağrı Valisi Süleyman Elban'ın şehre atanması ile adeta talihinin değiştiği bir süreci yaşamıştır... Vali Elban'ın Kayyum Belediye Başkanı olarak da, Ağrı'nın çehresini değiştirdiğini ve sayısızca hizmeti hayata geçirdiğini biliyoruz... Ben şahsen sayın Vali'yi bir kaç kez ziyaret ettim. Vali Süleyman Elban'ın nasıl canla, başla çalıştığına bizzat şahitlik ettim... Hi...
Ağrı Manşet Ağrı Haber Sitesi Özgün ve Tarafsız Haber Anlayışıyla En Son Ağrı Haberleri

film izle

Gaziantep escort sms onay Betboo yeni giriş