logo

reklam

Koronavirüs Sürecinde İş Hukukunda: Telafi Çalışması Soru-Cevap


facebooktwittergoogle plus
A Servet ASLAN
servet04@gmail.com

Orhan Kotan
İş Başmüfettişi
Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
orhankotan@gmail.com

Coronavirüsü salgını hayatın tüm alanını etkilerken, devletler de bu kriz ortamının yarattığı olumsuz etkileri azaltmak için çeşitli önlemler almaktadırlar. Türkiye’de 2020 Mart ayında açıklanan ekonomik pakette istihdamın sürekliliği için alınan kararlardan biri de telafi çalışma süresinin 25.03.2002 tarihinde yasal düzenleme ile 2 aydan 4 aya çıkarılmasıdır. Bu yazımızda maddeler halinde Telafi Çalışmasını açıklamaya çalışalım. 

1.Telafi Çalışması Kavramı Nedir?

Telafi çalışması: işçinin zorlayıcı veya herhangi bir nedenle çalışamaması/çalışmaması sonucu yitirilen çalışma sürelerinin belirli bir zaman dilimi (hafta, ay,  maksimum 4 ay) içinde normal iş sürelerinin üzerinde çalışarak telafi edilmesine imkân veren bir esnek çalışma modelidir.

2.Koronavirüs Sürecinde Telafi Çalışması Nasıl Olacak?

Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgını artık ülkemizde de görülmektedir. Bu süreçte birçok şirket işe alım süreçlerini askıya alarak yada personellerine evden çalışma imkânı sunarak farklı çalışma modellerine yönelmiştir.

4857 sayılı İş Kanununda esneklik sağlamaya yönelik pek çok hükme yer vermiştir. İş Kanununun, işin düzenlenmesinde esneklik sağlamaya yönelik hükümlerinden biri de 64. maddede düzenlenen telafi çalışmasıdır. Telafi çalışması önemli bir ihtiyacı karşılamaya yöneliktir. Nitekim telafi çalışmasıyla, işgücü kaybının azaltılması mümkün olduğu gibi, işçinin izin ihtiyacının belirli ölçülerde karşılanması mümkündür.

4857 sayılı İş Kanunu’nun Telafi Çalışması başlıklı 64. Maddesinde aynen; Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren dört ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir. (Ek cümle:25/3/2020-7226/43 md.) Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu çalışmalar fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz. Telafi çalışmaları, günlük en çok çalışma süresini aşmamak koşulu ile günde üç saatten fazla olamaz. Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz.” Denilmektedir.

3.Hangi Hallerde Telafi Çalışması Yapılabilecektir?

4857 sayılı İş Kanunu md. 64’e göre telafi çalışması yaptırılabilecek durumlar üç başlık altında toplanabilir:

a)-Zorunlu nedenlerle işin durması: Zorunlu neden, “zorlayıcı (mücbir) sebep” olarak anlaşılmamalıdır. Elbette, zorlayıcı bir sebeple; yani önceden öngörülemeyen ve kaçınılamayan, kusurdan uzak, tarafların dışında meydana gelen yangın, deprem, sel baskını gibi doğal afetler veya yasama ve yürütme organının kararları veya işlemleri ile iç savaş gibi sosyal olaylar nedeniyle işyerinde faaliyetin durması halinde işveren telafi çalışması uygulayabilir.

İşverenin telafi çalışması yaptırabilmesi için zorunlu nedenle işyerinde işin asgari bir süre durmuş olması şart değildir. İşyerinde iş, zorunlu nedenle bir gün durmuş olsa bile bu koşul gerçekleşmiş sayılır. Ancak belirtelim ki zorlayıcı sebeplerin dışında, diğer zorunlu nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi halinde de telafi çalışması yaptırılabilecektir. Dolayısıyla zorlayıcı sebep sayılmayan, örneğin makinaların veya fırınların bakımı veya tamiri ya da elektrik arızaları nedeniyle işyerinin tatil edilmesi veya işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması durumunda da telafi çalışması yaptırılabilecektir.

b) Ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması, tamamen tatil edilmesi: Telafi çalışması yapılmasını mümkün kılan bir diğer durum ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesidir. Takvim gereği ulusal bayram veya tatil günleri ile hafta tatili günleri arasına bazen yarım, bir, bir buçuk işgünü girebilmekte ve bu günlerde işverenin kararıyla işyeri tatil edilebilmektedir. Yasa, 64/1 hükmüyle çalışılmayan bu sürelerin sonradan çalışarak telafisine olanak tanımaktadır.

c) İşçinin talebi ile kendisine izin verilmesi: Kanunda belirtilen ve telafisi mümkün olan izin, işçinin talebi üzerine, zorunluluk olmadığı halde işveren tarafından verilmiş olan izinlerdir. Yönetmelik, bu izinleri “İş Kanunu, iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmeleri ile öngörülen yasal izinler dışında” verilen izinler olarak tanımlamaktadır (Çalışma Süreleri Yönetmeliği md. 7/1). Buna karşılık, yasayla veya sözleşmelerle işçiye verilmesi zorunlu olan izinler karşılığında telafi çalışması yaptırılamaz. (örneğin hafta tatili, doğum, evlilik, ölüm izni vb.)

4.Telafi Çalışmasının İşçiye Bildirilmesi Gerekir mi?

Telafi çalışması yaptıracak işveren; bu çalışmanın 4857 sayılı İş Kanununun 64’üncü maddesinde sayılan nedenlerden hangisine dayandığını açık olarak belirtmek, hangi tarihte çalışmaya başlanacağını, ilgili işçilere bildirmek zorundadır. (Çalışma Süreleri Yönetmeliği md. 7/2).

5. Telafi Çalışmasının Süresi Ne Kadardır?

Belirtilen hallerden birisi yüzünden kısmen/tamamen çalıştırılmayan sürelerin bunların yaşandığı tarihten itibaren en çok 4 ay içinde (işverence belirlenen bir sürede) çalışılarak giderimi gerekir. Buradaki ay deyiminin takvim ayı değil o olgudan itibaren geçecek 30 gün (dört ayın ise 120 gün) olarak anlaşılması gerekmektedir. Dört aylık sürenin artırımı mümkün değildir ve bundan dolayı da işverenden kaynaklanan nedenle 4 aylık süreçte yaptırılmayan telafi çalışmasının yapılmış gibi sayılması sonucuna varılmalıdır.

6.Telafi Çalışmasında Ücret Ödenir mi?

Yasal koşullara uygun biçimde yaptırılan telafi çalışması fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz ve bunlar için zamlı ücret ödenmez. O dönemin normal ücreti zaten önceden ödenmiştir veya zamanında ödenecek demektir. Şayet telafi çalışması yaptırılabilecek bu süre(ler) Kanuna aykırı olarak aşılırsa, aşılan süre fazla çalışma hükümlerine tabi olur.

KAYNAKÇA  :

  • 4857 sayılı İş Kanunu,
  • İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği,
  • www.mevzuat.gov.tr

18.05.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

Share
666 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Koronavirüs Sürecinde İş Hukukunda: Telafi Çalışması Soru-Cevap

    20 Mayıs 2020 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Köşe Yazıları

    Orhan Kotan İş Başmüfettişi Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı orhankotan@gmail.com Coronavirüsü salgını hayatın tüm alanını etkilerken, devletler de bu kriz ortamının yarattığı olumsuz etkileri azaltmak için çeşitli önlemler almaktadırlar. Türkiye’de 2020 Mart ayında açıklanan ekonomik pakette istihdamın sürekliliği için alınan kararlardan biri de telafi çalışma süresinin 25.03.2002 tarihinde yasal düzenleme ile 2 aydan 4 aya çıkarılmasıdır. Bu yazımızda maddeler halinde Telafi Çalışmasını açıklamaya çalışalım.  1.Telafi Çalışmas...
  • Eğitimci Yazar Başak’ın Neden Öğretmenlik? isimli makalesi

    13 Mayıs 2020 Dünya, Eğitim, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

      FATİH BAŞAK Eğitimci Yazar Fatih Başak'ın Neden Öğretmenlik? isimli makalesi mesleğe yeni başlayan öğretmenlere rehber olacak. Eğitimci Yazar Fatih Başak,”Kişiliğimizin oluşmasında ve gelişmesinde, meslek sahibi olmamızda, iyi bir insan olmamızda bir çok kişinin etkisi vardır. İnkar edilmeyecek bir gerçek vardır ki bunların başında anne ve babalarımızdan sonra öğretmenlerimiz gelir. Aile ortamından çıktıktan sonra bire bir iletişime geçtiğimiz ilk kişi öğretmendir. Öğretmenler içerisinde “Sınıf Öğretmenleri” ne ayrı bir para...
  • Asit Yağmurları Geliyor

    10 Nisan 2020 Dünya, Ekonomi, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

      Yalta Anlaşması ile 1945’te kurulan “dünya düzeni” şükürler olsun artık temelli yıkılıyor. Ta 1945’ten bu yana dünyaya deli gömleği giydirilmiş ve acımasız bir sömürü düzeni kurulmuştu. Sovyetler Birliği (bugünkü Rusya) İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri dünyayı paylaşmış, Fransa ve Çini de yanlarına peyk olarak almışlardı. 1945’ten bu yana ilk kez Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu düzene cesurca ve yüksek sesle itiraz etti. Önce “One munit”, akabinde de “Dünya beşten büyüktür” dedi her platformd...
  • Bir Türkeş Geçti Bu Dünyadan

    06 Nisan 2020 Dünya, Gündem, Köşe Yazıları

    Alpaslan Türkeş’i ilk kez, “komando kampları kurdurup Kürtleri, solcuları öldüren adam” diye tanıtıldı gıyaben. Çocuktuk. Türk basınının neredeyse tamamı solcuların kontrolünde olduğu için bu propaganda ve inanç havası Tüm Türkiye’ye hakimdi. Yıllar sonra hayatın akışı/kader, beni rahmetli Türkeş Beyle karşılaştırdı. Ete kemiğe bürünmüş haliyle tanıdım. Merhum Türkeş Bey’i tanımama sebep olayların başlangıcı da çok ilginçti. Öğrencilik yıllarımda İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi öğrencilerinden Mehmet Ali Öztürk isimli bir gençle B...
Ağrı Manşet Ağrı Haber Sitesi Özgün ve Tarafsız Haber Anlayışıyla En Son Ağrı Haberleri

film izle

bahis siteleri