Türkiye İnternet Gazetecileri Derneği (TİGAD) olarak bu çirkin müdahaleyi en güçlü şekilde kınıyoruz.
Gazetecilik suç değildir. Gazeteciler, savaşın ve çatışmanın ortasında dahi hakikatin izini sürmekle yükümlüdür. Uluslararası hukuk, savaş bölgelerinde görev yapan basın mensuplarını açıkça koruma altına almıştır. Buna rağmen yapılan bu müdahale, evrensel hukuk normlarının hiçe sayıldığını göstermektedir.
Bu hadise, sadece bir gözaltı vakası değil; basının susturulmasına yönelik sistematik baskının yeni bir halkasıdır. Gerçekleri karartmaya çalışan her girişim, aslında hakikatin gücünden duyulan korkunun itirafıdır.
TİGAD olarak çağrımız nettir:
• Türk gazetecilere yönelik tüm hukuksuz uygulamalar derhal sonlandırılmalıdır.
• Gözaltına alınan basın mensupları koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır.
• Uluslararası basın kuruluşları ve insan hakları örgütleri bu açık ihlale karşı sessiz kalmamalıdır.
Gazetecileri susturarak gerçekleri ortadan kaldıramazsınız. Basın özgürlüğüne vurulan her darbe, demokrasinin kalbine yönelmiş bir tehdittir.
Türkiye İnternet Gazetecileri Derneği olarak, nerede olursa olsun görevini yapan her gazetecinin yanında olmaya devam edeceğiz.
Gazetecilik suç değildir!
Basın susturulamaz!









